E=mc² VE GÜNEŞ IŞIĞININ AĞIRLIĞI (1)


SIRADAN BİR MADDENİN , DİNAMİTTEN BİR MİLYON KAT DAHA YIKICI BİR GÜCE SAHİP OLDUGU NASIL KESFEDİLDİ ?

….


Günes sürekli olarak ısı enerjisi kaybediyor ve uzaya sacılan bu enerji bize ışık olarak ulaşıyor . Ve enerjinin gercekten de bir agırlıgı var ! Böylece , güneş dışarı ne kadar ışık verirse , aynı ölçüde hafifliyor.Fakat günesin gercekten de devasa oldugunu ve her bir saniyede kütlesinin yalnızca 10 milyon milyon milyonda birini kaybettigini de unutmayalım.Bunun anlamı dogumundan bu yana kütlesinin ancak binde birini kaybettigidir !

Enerjinin bir agırlıgı oldugu gercegi , bir kuyruklu yıldızın davranısında acık sekilde görülebilir.Bir kuyruklu yıldızın kuyrugu her zaman Güneş’i gösterir ; tıpkı bir rüzgar tulumunun havada olusmakta olan fırtınayı göstermesi gibi. (Kuyruklu yıldız , gezegenler arası dev bir kartopu olarak düsünülebilir.Bunlardan milyarlarcasının , en dış gezegenin ötesindeki aşırı soguk bölgelerde , yörüngelerinde döndüklerine inanılıyor.Bazen , bu kuyruklu yıldızlardan biri , yakınından gecmekte olan bir yıldız tarafından itelenir ve Güneş’e dogru düşmeye baslar.Düşüş ilerledikçe ısınan kuyruklu yıldızın yüzeyi kırılır , egilir , en sonunda da , uzun, parıldayan bir gaz kuyrugu olusturacak sekilde erir.)Peki Kuyruklu yıldız ve rüzgar tulumunun ortak noktası nedir ? Her ikisi de güclü bir rüzgar tarafından itilmektedir.Rüzgar tulumu icin bu ,havadan  olusan bir rüzgarken , Kuyruklu yıldızın kuyrugu icin , Günes’ten gelmekte olan ışık rüzgarıdır..

Rüzgar tulumu trilyonlarca hava molekulunun saldırısına ugrar.Kumaşı iten ve şişerek dısa dogru  dalgalanmasını saglayan , durmak bilmeyen bu bombardımandır.Uzayın derinliklerindeki hikaye de buna benzer.kuyruklu yıldızın kuyrugu sayısız ışık parcacıgı tarafından itilir.Kuyruklu yıldızların uzay boslugunda on milyonlarca kilometre boyunca parıldayarak yol almasını saglayan da , fotonların makineli tüfek bombardımanından baska birsey degildir.aslına bakılacak olursa , bir kuyruklu yıldızın kuyrugu , hem Gunes’ten gelen ışık hem de Gunes rüzgarları ( Gunesten cıkan ve cogunlukla hidrojen cekirdekleri gibi atomaltı parcacıkların olusturdugu , saatte bir milyon mil hızla ilerleyen fırtınalar ) ile itilmektedir.

Fakat hava molekulleri ile itilen rüzgar tulumu ile fotonların saldırısına ugrayan kuyruklu yıldızın kuyrugu arasında önemli bir fark vardır.

Hava molekulleri maddenin katı zerrecikleridir.Rüzgar tulumuna küçük mermiler gibi carplamaları , tulumun geri tepmesine sebep olur.Ancak fotonlar katı madde degildir.Kütleleri yoktur.

Peki o zaman , kütlesi olan hava molekulleriyle aynı etkiyi nasıl saglayabiliyorlar ?

Fotonların kesinlikle sahip oldugu bir sey varsa , o da enerjidir.Net olmak gerekirse , fotonların sahip oldugu sey momentumdur.Diger bir ifadeyle , onları durdurmak caba gerektirir.Kuyruklu yıldız bu cabayı göstererek kendini geriye iter.

Bir yaz günü plajda güneslenirken , gunes ısınlarının teninize yaydıgı ısıyı dusunun.Kacınılmaz olarak ulaşacagımız sonuc , gercekten de enerjinin belli bir agırlıgı oldugudur.Konuyu biraz acalım🙂

Bu durum ışıgın ele gecirilemezliginin dogrudan bir sonucudur.Işık hızı erişimimizin ötesinde oldugundan , ne denli sert bir sekilde ititlirse itilsin , hic bir kütle ışık hızına ulaşacak kadar hızlanamaz.Işık hızı Evren’imizde sonsuz hızı temsil ediyor.Bir kütleyi sonsuz hıza cıkarmak icin sınırsız miktarda enerjinin gerekir.Bir baska noktadan bakacak olursak ,ışık hızına cıkılmasının imkansızlıgı , bunu basarmak icin Evren’in içerdiginden daha fazla enerjiye gereksinim duymamızdan kaynaklanmaktadır.

Peki ama , bir  kütleyi ışık hızına yaklastıracak kadar itebilseydik ne olurdu ? Son hız ulaşılmaz oldugundan , son hıza yaklastıkca kütlenin itilmesinin daha da zorlasması gerekirdi.

devam edecek….

2 Yanıt

  1. in Statistical thermodynamics Specifically, entropy is a logarithmic measure of the density of states abreviated E;: M is the roman numeral for 1000 and C is the Roman Numeral for 100, Einstien leaving a 100 deutch mark note in a book means that it was probably an inequivalency mark in it.

  2. an exponent doesn’t work that way in any algebraic notation

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: