Kütlenin Enerjiye tümden Dönüşümü – ANTIMADDE


Uzun bir aradan sonra merhaba , kış depresyonumun verdigi miskinligin kurbanıyım …

Nerde kalmıştık ; evet . Her ne kadar Einstein kütleyi , yalnızca enerjinin sayısız türlerinden biri olarak göstererek indirgemiş olsa da , kütle enerjisinin bir açıdan özel oldugunu söyleyebiliriz. Kütle enerjisi bilinen enerji türleri icerisinde en yogun olanıdır . Aslına bakarsanız ” E=mc² ” de bu gercegi özetleyen bir denklemdir. Bildiginiz üzere fizikçilerin ışık hızı için kullandıgı sembol olan c , büyük bir sayıdır.( saniyede 300 milyon metre ) . Haliyle bu degerin karesini alarak cok büyük bir sayıya ulasırız. Bu formulun 1 kg maddeye uygulanması 9 x 10 üzeri 16 Jul enerji anlamına gelir ki bu enerji tüm Dünya nüfusunu uzaya fırlatmaya yeter .

Elbette ki 1 kg maddeden bu düzeyde bir enerji elde edebilmek icin , o maddenin tümüyle baska bir enerji türüne dönüşmesi , tüm kütlesinin yok olması gerekir.

Gunesteki ya da bir nukleer bombadaki nükleer tepkime ,maddenin icinde hapis olan enerjinin ancak 1% ini ortaya cıkarır. Cok urkunc geliyor kulaga biliyorum ama Doga bundan cok daha iyisini yapıyor biliyor musunuz ?

Kara delikler , kütle çekiminin , ışın kaçmasına bile müsaade etmeyecek kadar kuvvetli oldugu uzay sahalarıdır. ( düşünün öyle bir cekim ki saniyede 300 milyon metre giden kütlesiz bir fotonu icine cekiyor kaçmasına engel oluyor ) Zaten karadelik olarak isimlendirilmelerinin sebebi de ışık yaymıyor oluşladır.

Kara delikler, kütleli bir yıldız öldügünde , geriye kalan kalıntılarının tümüyle mevcudiyetten silinene dek büzülmeyi sürdürmesiyle olusur. Madde , su giderine kapılan su gibi , kara deligin anaforuna kapıldıgında ,kendi içindeki sürtünmeden dolayı akkor haline gelene dek ısınır.Bu sürecte enerji kendisini ışık ve ısı olarak dışa vurur.Karadeligin , olası en yuksek hızda dönmeye basladıgı özel bir durumda , ortaya cıkan enerji dönmekte olan maddenin 43% üne eşittir.Bunun anlamı , maddenin kendi içine çökerek karadelige dönüşmesinin  , Günes’e ya da hidrojen bombasına güş veren sürecten 43 kat daha etkili oldugudur.

Bu yalnızca bir teori de degil ! Evren , kuasar adı verilen ,yeni dogmus galaksilerin süper – parlak çekirdeklerini içerir. 10 milyar yıl öncesine tekabül eden gencliginde ,belki kendi galaksimiz Samanyolu’nun kalbinde de bir kuasar vardı .Kuasarlar hakkında şaşırtıcı olan nokta , çoğu zaman 100 normal galaksinin sahip olabilecegi düzeyde bir enerji boşaltıyor , ve dahası bu enerjiyi , kendi Güneş sistemimizden daha küçük bir alanda çıkarıyor olmalarıdır. Tüm bu enerji yıldırzlardan geliyor olamaz çünkü bu denli küçük bir alana bu kadar çok yıldızın sıkıstırılması mümkün degildir. Bu enerji ancak maddeyi emen dev bir karadelikten gelebilir.

Dolayısıyla , astronomlar , kuasarların  , Güneş’in kütlesinin 3 milyar katı büyüklüğüne dek cıkabilecek ve yıldızları yutan süper -kütleli kara delikler olduguna inanıyorlar.Fakat karadelikler bile maddenin kütlesinin ancak yarısını diger enerji türlerine cevirebilir.

Ama , kütlenin tamamını enerjiye cevirebilecek bir sürec mevcut !  Madde ; madde ve antimadde olarak iki türe ayrılır.Su an icin antimadde hakkında bilmemizin yeterli olacagı sey sudur  : Madde ve antimadde karsı karsıya geldiginde , birbirlerini yok ederler ve kütle enerjilerinin 100% ünü anında diger enerji türlerine dönüşür.

Kimsenin bilmedigi bir neden ötürü , Evren neredeyse tamamen maddeden olusmus gibi görünmektedir.Bu bizim icin bir bilmece sayılabilir cünkü laboratuvarda küçük miktarlarda antimadde olusturuldugunda , bu antimaddenin yanında her zaman aynı miktarda madde de olusmaktadır.Evren’de antimadde bulunmadıgından dolayı , ihtiyacımız oldugunda antimaddeyi olusturmamız gerekiyor. Bu hic de kolay bir iş degil .Sürec yalnızca cok fazla enerji gerektirmekle kalmıyor , aynı zamanda cok da ciddi bir sorun da iceriyor. Antimadde , normal madde ile karsılastıgı anda kendini yok etmeye meyilli oldugundan , antimadde biriktirmek cok zordur.

Bugune dek bilim adamları ancak gram’ın milyarda biri kadar antimadde biriktirmeyi basarabilemişlerdir.

Fakat , fazla miktarda antimadde olusturmanın ve depolamanın stesinden gelebildigimiz takdirde , akla hayale gelebilecek en kuvvetli enerji kaynagına sahip olacagız demektir. Gunumuz uzay araclarının en önemli sorunlarından biri , yakıtlarını kendi yanlarından taşımaları zorunlulugudurç Ve yakıt cok agırdır. Aslında yakıtı uzaya göndermek icin bile yakıt gerekiyor. Yalnızca 2 astronotu Ay’ın yuzeyine götürmek ve geri getirmek icin kullanılan SATURN V roketi , 3000 ton agırlıgındaydı ve bu agırlıgın neredeyse tamamını yakıt olusturyordu.

Bu noktada antimadde bir çözüm olabilir. Muazzam düzeyde enerji içerdiginden , bir uzay mekigi yanına alacagı çok az miktarda antimaddeyle ciddi mesafeler katedebilir.

Bir gün gercekten de yıldızlara ulaşmayı basaracaksak , bunu ancak maddenin içerdigi enerjiyi son damlasına kadar kullanarak yapacagız. Kim bilir belki de ilerde STAR TREK‘teki gibi , antimaddeden güc alan uzay aracları inşa ederis🙂 .

( bkz : Antimadde )

2 Yanıt

  1. ohaness.. çok güzel bu🙂
    roman tadında fizik, neyse artık tadını almak için dizilere yaptığım gibi biriktirir toptan hallederim.. ellerine sağlık, çok hoşuma gitti.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: