KÜTLEÇEKİMİ ve İVMENİN EŞDEĞERLİĞİ


Bir astronotun , yukarı doğru  saniyede 9.8 mt ivme kazanmakta olan bir oda içinde olduğunu düşünelim ( Bu aynı zamanda yerçekiminin Dünya’ya düşen nesnelere bahşettiği ivmedir )

Bu oda , roket motorları henüz ateşlenmiş olan bir uzay mekiğinin kabini olsun.Astronot bir eline çekiç diğer eline de tüy alsın ve her ikisini de aynı yükseklikten aynı anda kabin zeminine bıraksın.Bu durumda ne olur ? Tabii ki , çekiç de tüy de zemine iner. ANCAK BU OLAYIN YORUMLANMASI BÜTÜNÜYLE ÖZEL BİR BAKIŞ AÇISINA DAYANIYOR !!!

Uzay mekiğinin gezegen gibi büyük kütleye sahip herhangi bir cisimden uzakta olduğunu varsayarsak , çekiç ve tüyün ağırlıksız oldugunu düşünebiliriz.Dolayısıyla , bir tür x-ışını kullanarak uzay mekiğinin içine baktığımızda iki cismin hareketsiz bir şekilde  havada asılı oldugunu görürüz.Diğer taraftan uzay mekiği yukarı doğru ivme kazandıgı için , kabin zeminin çekiç ve tüye ulaşmaya calıştıgını da görürüz.VE DAHASI , ÇARPIŞMA GERCEKLEŞTİGİNDE , ZEMİN HER İKİ CİSME DE AYNI ANDA ÇARPACAKTIR…

Astronotun amnezi yasadıgını ve bir uzay mekiginin icinde oldugunu unuttugunu düsünelim.Ayrıca mekigin pencereleri de karartılmıs olsun ki astronot nerede oldugunu kesinlikle anlayamasın.BU DURUMDA ASTRONOT GÖRDÜKLERİNİ NASIL YORUMLAR ???

Astronot muhtmelen , çekiç ve tüyün yercekiminin etkisi ile düştügünü düşünecektir.Ne de olsa  yercekiminin etkisi altında olan cisimlerin yapacagı tek şeyi yapmışlardır , aynı hızda düşmüş ve aynı anda zemine çarpmışlardır. ( tabii ki hava direncini göz ardı ediyoruz )

Astronotun gördüklerinin yerçekiminden kaynaklandıgını düsünmesinin bir diger nedeni de , ayaklarının zemine baglı olusudur; tıpkı Dünya ‘daki bir mekanda olacagı gibi.Aslına bakılılacak olursa , astronotun görüp görebilecegi her sey ,Dünya üzerinde olsaydı yaşayacaklarından kesinlikle ayırt edilemez durumda olacaktır.

Elbette bu yalnızca bir tesadüf olabilir.Ama yine de Einstein bunun doga hakkındaki çok derin bir gercegi işaret ettigini düşünmüş.Gercekten de kütleçekimi ivmeden ayırt edilemez durumdadır ve bunun nedeni de cok basittir.KÜTLEÇEKİMİ = İVMEDİR!!!!

Daha önce de bahseetigim gibi , Einstein  bu gercegi fark etmenin hayatının en mutluluk veren düsüncesi oldugunu söylemiştir.Cunku böylece kütleçekimine ve ivmelenmiş bir hareketi tanımlayacak bir teoriye yönelik arayısın aslında aynı seyler oldugu ortaya cıkmıstır.

Einstein kütleçekimi ve ivme arasındaki ayırt edilemezliği eşdegerlik ilkesi adı ile tanımlayarak , fizigin temek kurallarından birini ortaya koymustur.

Eşdegerlik ilkesi , kütleçekiminin diger kuvvetlere benzemedigini söylemektedir.ASLINA BAKILACAK OLURSA GERCEK BIR KUVVET BILE DEGILDIR…
Bu ayırt edilemeziliğin Einstein tarafından keşfinden önce , camları karartılmıs uzay mekigi icinde amnezi yasayan astronottan hic bir farkımız yoktu ..

ÇEVREMIZI SARAN UNSURLARIN IVMELENDIGINI FARK EDEMEDIGIMIZDEN DOLAYI , NEDEN NEHIRLERIN ASAGI DOGRU AKTIDINI YA DA ELMALARIN AGACTAN DÜSTÜGÜNÜ AÇIKLAMAK İCİN BİR YOL BULMAMIZ GEREKIYORDU.TEK YOL HAYALI BIR KUVVET ICAT ETMEKTI. BU HAYALI KUVVET DE ” KÜTLEÇEKİMİ ” OLDU …..

to be continued…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: